Atriyal Fibrilasyon Ablasyonu
Çarpıntınız ilaçla geçmiyorsa başka bir yol var mı?
Bu sayfada
- Atriyal Fibrilasyon Nedir?
- Atriyal Fibrilasyon Neden Olur?
- Tanı Nasıl Konur?
- Atriyal Fibrilasyon Tedavisinde Yollar Neler?
- Atriyal Fibrilasyon Ablasyonu Nedir?
- Ablasyonda Hangi Enerji Kullanılır?
- AF Ablasyonu Nasıl Yapılır?
- AF Ablasyonu Kimler İçin Uygundur?
- Ablasyon İçin Doğru Zaman Ne Zaman?
- İlk Üç Ay: Pencere Dönemi
- Ablasyondan Sonra Kan Sulandırıcı Kesilir mi?
- Nüks Olursa Ne Olur?
- Yaşam Tarzının Sonuca Etkisi
- Olası Riskler Nelerdir?
- Antalya'da Atriyal Fibrilasyon Ablasyonu
- Sıkça Sorulan Sorular
Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıklarının düzenli kasılmak yerine titremesiyle ortaya çıkan bir ritim bozukluğudur. Atriyal fibrilasyon ablasyonu, bu titremeyi başlatan elektriksel odakların kateterle bulunup izole edilmesi işlemidir. Odakların büyük bölümü akciğer toplardamarlarının kalbe açıldığı bölgede bulunur; bu yüzden işlemin temelini pulmoner ven izolasyonu oluşturur. Amaç kalbin yeniden düzenli atmasını sağlamak ve şikâyetleri azaltmaktır.
Atriyal Fibrilasyon Nedir?
Normalde kalbin atımını, sağ kulakçıktaki doğal pil başlatır. Uyarı düzenli aralıklarla çıkar, kulakçıklar kasılır, sonra karıncıklar kasılır.
Atriyal fibrilasyonda bu düzen bozulur. Kulakçıklardan dakikada yüzlerce düzensiz uyarı çıkar. Kulakçıklar artık kasılmaz, titrer. Karıncıklara bu uyarıların yalnızca bir kısmı geçer ve nabız düzensiz hâle gelir.
AF, atriyal fibrilasyonun kısaltmasıdır ve raporlarınızda bu şekilde geçebilir.
Belirtileri Nelerdir?
Çarpıntı; göğüste düzensiz, atlamalı ya da hızlı atış hissi
Çabuk yorulma, eskiden rahat yapılan işlerde zorlanma
Nefes darlığı
Baş dönmesi, göz kararması
Göğüste rahatsızlık hissi
Bazı kişilerde hiçbir şikâyet olmaz. Bu hastalarda AF, başka bir nedenle çekilen EKG'de tesadüfen fark edilir. Şikâyetin olmaması riskin olmadığı anlamına gelmez.
Neden Önemli?
İki nedeni var.
Birincisi pıhtı riski. Kulakçık düzgün kasılmadığında içindeki kan tam boşalmaz. Özellikle sol kulakçığın kese biçimindeki uzantısında kan göllenebilir ve pıhtı oluşabilir. Bu pıhtı yerinden koparsa beyne gidip inmeye yol açabilir. AF tedavisinde pıhtı önlemenin ayrı bir başlık olmasının nedeni budur.
İkincisi kalbin yorulması. Uzun süre hızlı ve düzensiz çalışan bir kalbin pompa gücü zamanla azalabilir.
Atriyal Fibrilasyon Neden Olur?
AF tek bir nedene bağlı değildir. Kulakçık dokusunu yıpratan ya da yükünü artıran her etken zemin hazırlar.
Yaş: En güçlü etkendir. İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artar.
Yüksek tansiyon: Uzun süre kontrol altına alınmadığında kulakçık üzerindeki basıncı artırır.
Kalp kapak hastalıkları: Özellikle mitral kapak sorunları kulakçığı genişletir.
Kalp yetmezliği ve koroner damar hastalığı
Tiroit bozuklukları: Özellikle tiroidin fazla çalışması. Bu durum düzeltilebilir bir nedendir; önce o tedavi edilir.
Uyku apnesi: Gece tekrarlayan solunum duraklamaları kulakçığı doğrudan zorlar.
Fazla kilo ve şeker hastalığı
Alkol: Yoğun kullanım kadar tek seferlik fazla tüketim de atak tetikleyebilir.
Ailesel yatkınlık: Yakın akrabalarında AF olanlarda risk daha yüksektir.
Bu nedenlerin bir bölümü değiştirilebilir. Atriyal fibrilasyon ablasyonu planlanırken bunların gözden geçirilmesinin sebebi budur: düzeltilebilir bir neden varsa önce o ele alınır.
Tanı Nasıl Konur?
EKG: AF sırasında çekilen bir EKG tanıyı koyar.
Ritim Holteri: AF ataklar hâlinde geliyorsa muayenedeki EKG normal çıkabilir. 24 saatlik ya da daha uzun süreli kayıtla ataklar yakalanır.
Ekokardiyografi: Kalp kapakları, boşlukların ölçüsü ve pompa gücü değerlendirilir. Sol kulakçığın genişlemiş olması işlem planını etkiler.
Kan tetkikleri: Tiroit fonksiyonları özellikle önemlidir; tiroit bozukluğu AF'ye yol açabilir.
Akıllı saat kayıtları: Şüphe uyandırabilir ama tek başına tanı koydurmaz. Kaydı hekiminize gösterin; doğrulama EKG ile yapılır.
Atriyal Fibrilasyon Tedavisinde Yollar Neler?
Tedavi üç ayrı başlıkta yürür ve bunlar birbirinin alternatifi değildir.
Pıhtı önleme: İnme riskine göre kan sulandırıcı kararı verilir. Bu karar diğer iki başlıktan bağımsızdır.
Hız kontrolü: Ritim düzensiz kalır ama nabız ilaçlarla makul bir aralıkta tutulur.
Ritim kontrolü: Kalbin normal ritmine dönmesi ve orada kalması hedeflenir. Antiaritmik ilaçlar, elektriksel kardiyoversiyon ve ablasyon bu başlığın altındadır.
Atriyal fibrilasyon ablasyonu, ritim kontrolü başlığının bir seçeneğidir.
Atriyal Fibrilasyon Ablasyonu Nedir?
Ablasyon, ritim bozukluğuna yol açan dokunun kateterle etkisiz hâle getirilmesidir. Doku kesilmez ya da çıkarılmaz; enerjiyle iletim yeteneğini kaybeder.
Pulmoner Ven İzolasyonu
AF'yi başlatan düzensiz uyarıların büyük bölümü, akciğerlerden gelen toplardamarların sol kulakçığa açıldığı ağız bölgelerinden çıkar.
İşlemin temel adımı bu ağızların çevresine kesintisiz bir hat oluşturmaktır. Hat tamamlandığında oradaki uyarılar kulakçığa geçemez. Buna pulmoner ven izolasyonu denir ve hemen her AF ablasyonunun çekirdeğidir.
AF uzun süredir devam ediyorsa ya da kulakçık belirgin genişlemişse, bu hatlara ek uygulamalar gerekebilir.
Ablasyonda Hangi Enerji Kullanılır?
Üç yöntem vardır. Üçünün de hedefi aynıdır; fark enerjinin türündedir.
Radyofrekans (sıcak enerji): Kateterin ucundan verilen enerjiyle doku nokta nokta işlenir ve hat çizilir. Üç boyutlu haritalama altında yapılır, esnektir; ek hatlar gerektiğinde uygundur.
Kriyoablasyon (soğuk enerji): Balon şeklindeki kateter toplardamarın ağzına oturtulur ve dondurularak tek seferde halka oluşturulur.
PFA (pulsed field ablasyon): Isıtma ya da dondurma yerine kısa elektrik alan darbeleri kullanır. Kalp kası hücrelerine seçici davrandığı için yemek borusu, sinir dokusu ve damar yapıları gibi komşu yapıların korunmasına katkı sağlayabilir.
Hangi enerjinin kullanılacağına kulakçığın yapısı, AF'nin süresi ve daha önce ablasyon yapılıp yapılmadığı birlikte değerlendirilerek karar verilir. Gerektiğinde aynı seansta birden fazla yöntem kullanılabilir.
AF Ablasyonu Nasıl Yapılır?
İşlem Öncesi
İşlemden önce sol kulakçıkta pıhtı olup olmadığı kontrol edilir. Bunun için genellikle yemek borusundan ekokardiyografi yapılır. Pıhtı varsa işlem ertelenir ve kan sulandırıcı tedavi sürdürülür.
Kan sulandırıcı kullanımının işlem çevresinde nasıl yönetileceğine hekiminiz karar verir; kendi başınıza kesmeyin.
İşlem Sırasında
Girişim kasık toplardamarından yapılır. Kateterler önce sağ kulakçığa ulaşır. Sol kulakçığa geçmek için iki kulakçığı ayıran ince perdeden kontrollü bir geçiş yapılır.
Üç boyutlu haritalama sistemiyle kulakçığın modeli çıkarılır ve enerji verilecek noktalar bu harita üzerinde işaretlenir. İşlem sonunda izolasyonun tam olup olmadığı ölçülerek doğrulanır.
İşlem derin sedasyon ya da genel anestezi altında yapılır; hareketsizlik izolasyon hatlarının doğru çizilmesi için gereklidir.
İşlem Sonrası İlk Günler
Giriş yeri belirli bir süre gözlenir ve ritminiz izlenir. Kasıkta morarma olabilir. Birkaç gün içinde günlük yaşama dönülür; ağır efor kademeli olarak artırılır.
AF Ablasyonu Kimler İçin Uygundur?
İlaç tedavisine rağmen çarpıntı ve şikâyetleri süren hastalar
Antiaritmik ilaçları yan etkisi nedeniyle kullanamayanlar
Ataklar hâlinde gelen AF'si olan ve ritim kontrolünün hedeflendiği kişiler
AF'ye bağlı olarak kalbin pompa gücünde azalma gelişen hastalar
Genç yaşta AF saptanan ve uzun yıllar ilaç kullanmak istemeyen kişiler
Uygun Olmayabileceği Durumlar
Sol kulakçıkta pıhtı bulunması; bu durumda işlem ertelenir
Sol kulakçığın çok ileri derecede genişlemiş olması
AF'ye yol açan düzeltilebilir bir neden varsa; örneğin tiroit bozukluğu önce tedavi edilir
İşlem sonrası gerekli kan sulandırıcı tedavinin uygulanamayacağı durumlar
Şikâyeti olmayan ve hız kontrolüyle iyi seyreden bazı hastalar
Kimlere uygun olduğuna, tetkikleriniz ve şikâyetleriniz birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Ablasyon İçin Doğru Zaman Ne Zaman?
"Biraz daha ilaçla idare edelim mi?" sorusu muayenede sık sorulur. Zamanlamanın neden önemli olduğunu bilmek kararı kolaylaştırır.
AF önce ataklar hâlinde gelir ve kendiliğinden geçer; buna paroksismal AF denir. Zamanla ataklar uzar, sonra ritim sürekli AF'de kalır.
Bu geçiş sırasında kulakçık dokusu da değişir. Genişler ve yapısı bozulur. Dokudaki bu değişim ilerledikçe, izolasyon hatlarıyla ritmi normale döndürmek zorlaşır.
Bu nedenle atriyal fibrilasyon ablasyonu, ritim kontrolünün hedeflendiği hastalarda genellikle erken dönemde daha anlamlı bulunur. Yine de bu bir kural değildir: şikâyetleriniz, kulakçığın ölçüsü, eşlik eden hastalıklarınız ve tercihiniz birlikte değerlendirilir.
Şikâyeti olmayan ve hız kontrolüyle iyi seyreden bazı hastalarda ise ablasyon gündeme gelmeyebilir.
İlk Üç Ay: Pencere Dönemi
Bu bölüm, işlem sonrası en çok kaygı yaratan konuyu açıklıyor ve çoğu kaynakta yeterince anlatılmıyor.
Ablasyondan sonraki ilk üç ayda çarpıntı atakları görülebilir. Bu beklenen bir durumdur ve işlemin sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez.
Nedeni şudur: enerji uygulanan dokuda geçici bir iyileşme süreci yaşanır. Bu süreçte doku bir süre daha uyarılabilir kalır. Hatlar tam olgunlaştıkça ataklar genellikle azalır.
Bu döneme pencere dönemi denir. Değerlendirme bu üç ay dolmadan yapılmaz. Atak yaşarsanız kaydedin, ne kadar sürdüğünü ve neyle geçtiğini not edin; kontrolde bu bilgi işe yarar.
Ablasyondan Sonra Kan Sulandırıcı Kesilir mi?
Bu sayfadaki en önemli uyarı burada.
Ablasyon başarılı olsa bile kan sulandırıcı otomatik olarak kesilmez. Kararın dayanağı ablasyonun sonucu değil, sizin inme riskinizdir. Yaş, tansiyon, şeker hastalığı, kalp yetmezliği ve geçirilmiş inme gibi etkenler bir risk değerlendirmesiyle hesaplanır.
İşlemden sonra en az birkaç ay kan sulandırıcı kullanımı sürer. Risk yüksekse tedavi uzun süreli ya da sürekli olabilir.
Ayrıca AF, hiç şikâyet vermeden sessizce tekrarlayabilir. "Çarpıntım yok, demek ki geçti" değerlendirmesi bu nedenle güvenli değildir. Kan sulandırıcıyı asla kendi kararınızla bırakmayın.
Nüks Olursa Ne Olur?
Pencere dönemi geçtikten sonra AF tekrarlayabilir. Bu, tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez.
En sık neden, izole edilen bölgelerden birinde iletimin zamanla geri dönmesidir. Bu durumda ikinci bir işlem planlanabilir; genellikle geri dönen nokta bulunur ve yeniden izole edilir.
Seçenekler nükse göre değişir: antiaritmik ilaçla devam etmek, ikinci bir ablasyon ya da hız kontrolüne geçmek. Karar şikâyetlerinizle birlikte verilir.
Yaşam Tarzının Sonuca Etkisi
Bu konu az konuşulur ama ablasyonun sonucunu doğrudan etkiler. Ablasyon elektriksel odağı susturur; AF'yi besleyen zemini değiştirmez.
Kilo: Fazla kilo, kulakçık üzerindeki yükü artırır. Kilo verilmesi AF yükünü azaltmaya katkı sağlayabilir.
Uyku apnesi: Horlama ve gündüz uykululuğu varsa mutlaka araştırılmalıdır. Tedavi edilmemiş uyku apnesi, AF'nin tekrarlamasında bilinen bir etkendir.
Alkol: Az miktarda bile atağı tetikleyebilir.
Tansiyon: Kontrol altında tutulması gerekir.
Düzenli hareket: Aşırı yüklenmeden, düzenli ve orta şiddette.
Bu başlıklar tedavinin süsü değil, parçasıdır.
Olası Riskler Nelerdir?
Giriş yerinde morarma, kanama ya da damar yaralanması
Kalp zarında sıvı birikmesi; nadirdir, gerekirse boşaltılır
Geçiş yapılan perdede küçük bir açıklığın kalması; çoğu zaman kendiliğinden kapanır
Pulmoner ven ağzında daralma
Diyafram sinirinin geçici etkilenmesi; özellikle balon yöntemlerinde izlenir
İnme riski; işlem çevresinde kan sulandırıcı yönetiminin titiz yapılmasının nedeni budur
Riskler işlemden beklenen fayda ile birlikte değerlendirilir ve işlem öncesindeki görüşmede sizin durumunuza göre ayrıntılı konuşulur.
Antalya'da Atriyal Fibrilasyon Ablasyonu
Prof. Dr. Umuttan Doğan, 2012 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde elektrofizyoloji eğitimi almış bir kardiyoloji uzmanıdır; ritim bozukluklarının üç boyutlu haritalama altında ablasyonu çalışma alanlarından biridir. İşlemler Antalya Amerikan Hastanesi'ndeki kateter laboratuvarında uygulanır.
Çarpıntı şikâyetiniz varsa ya da EKG'nizde atriyal fibrilasyon saptanmışsa, mevcut kayıtlarınız ve tetkiklerinizle Konyaaltı'ndaki muayenehanede değerlendirme yapılabilir. Diğer ritim bozuklukları için ritim bozuklukları ve ablasyon sayfasına bakabilirsiniz. Hekim özgeçmişine ve iletişim bilgilerine ilgili sayfalardan ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ablasyondan sonra çarpıntım devam ediyor, işlem işe yaramadı mı?
İlk üç ay pencere dönemi olarak adlandırılır ve bu dönemde atak görülmesi beklenen bir durumdur. Enerji uygulanan doku iyileşirken bir süre daha uyarılabilir kalır. Değerlendirme üç ay dolmadan yapılmaz. Atakları kaydedip kontrolde hekiminize göstermeniz yararlı olur.
Ablasyon oldum, kan sulandırıcıyı bırakabilir miyim?
Kendi kararınızla bırakmayın. Kan sulandırıcı kararı ablasyonun sonucuna değil, inme riskinize göre verilir. Ayrıca AF hiç şikâyet vermeden sessizce tekrarlayabilir. İlacın süresine hekiminiz, risk değerlendirmesiyle karar verir.
İşlem sırasında uyanık olacak mıyım, ağrı hisseder miyim?
İşlem derin sedasyon ya da genel anestezi altında yapılır. Kateterlerin damar ve kalp içindeki hareketini hissetmezsiniz. Hareketsizlik, izolasyon hatlarının doğru çizilebilmesi için gereklidir.
Ablasyon tekrarlanabilir mi?
Evet. En sık neden, izole edilen bölgelerden birinde iletimin zamanla geri dönmesidir. İkinci işlemde bu nokta bulunup yeniden izole edilir. Tekrar gerekip gerekmediğine şikâyetleriniz ve ritim kayıtlarınız birlikte değerlendirilerek karar verilir.
Bana hangi enerji uygulanacak: radyofrekans, kriyo mu, PFA mı?
Karar kulakçığın yapısına, AF'nin ne kadar süredir devam ettiğine ve daha önce ablasyon yapılıp yapılmadığına göre verilir. Üçünün de hedefi aynıdır: pulmoner venlerin izole edilmesi. Gerektiğinde aynı seansta birden fazla yöntem kullanılabilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayene yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararları, kişiye özel değerlendirme sonrasında hekiminiz tarafından verilir.